Endüstri Devrimi uzun bir zamandır özellikle İngiltere başta olmak üzere bazı ülkelerin hızlı bir şekilde yenilikler gerçekleştirip ilerleme kaydettiği diğerlerinin de geride kaldığı kesin bir kırılma noktası olarak kabul edilmektedir. Bu tarz bir yaklaşım bir çok tarihçinin Fransa gibi ülkelerde daha yavaş gerçekleşen sanayileşme sürecini ve yeni makineleşme biçimlerinin yanında ayakta kalabilen eski zanaat üretim yöntemlerini gözardı etmeye sevk etmiştir. Sanayi Devrimi’ni anlamak için Tarımsal Devrimi de hesaba katmak gerekir; bu ikiz gelişmenin sonuçları kentsel büyüme ve kırsal emekçilerin “proleterleşmesini” içermektedir. İşçilerin açısından sanayileşmenin sonuçları arasında endüstriyel disiplinin dayatılması ve sanayi emekçisinin daha etkin bir şekilde sömürülmesini sağlamak üzere tasarlanmış Taylorizm gibi planların ortaya çıkışı sayılabilir.