Kendi benliğimiz hakkında düşündüğümüzde, şu anda olduğumuz kişiyi geçmişteki deneyimlerimizin oluşturduğunu biliriz. Fakat “çevremizle etkileşimde olan ve değişim geçirip, gelişen şey nedir?” sorusunu genellikle aklımıza getirmeyiz. Eğer sorulursa, zekamızın veya bilincimizin ya da ruhunuzun gelişip, şekillenerek bugünkü kişiliğimizi meydana getirdiği şeklinde soyut yanlarımızı söyleriz.

Dış dünya ile somut etkileşimi sağlayan organımız, yani beynimiz direkt olarak genellikle aklımıza gelmez. Beynimizi daha çok bir hesap makinesi gibi bir işlevi olduğunu düşünme eğilimindeyizdir.

Oysa beynimizin gelişimi bizi biz yapan, kişiliğimizi, benliğimizi, kısaca “ruh” ismini verdiğimiz, bizi bir hesap makinesinden ayıran yönümüzü ortaya çıkaran süreçtir. Bu süreç içinde dilin gelişimi, tüm bu sürece çerçevesini veren nihai aşamadır.

Beynimizle ilgili bir problem yaşandığında, ancak bu süreçlerin somut varlığının farkına varırız.

Bu derste işlenen konular:

– Yenidoğan Refleksleri
– Ergenlik Döneminde Beyinde Gerçekleşen Değişiklikler
– Dil ve Algı Teorileri
– Dil ve Beyin: Afazi ve Ayrık Beyin Hastaları