Birçok ülkede düşük doğumlarla ilgili kaygılar en azından 100 yıldır mevcuttur. Nüfusun fazla olması esasen bir güç olarak kabul edilir. Fakat sorun yaşayan insan sayısının az olması değildir: bu süre içerisinde dünya nüfusu inanılmaz şekilde arttı ve izin verilirse bilinmeyen sayıda insan göç edecektir. Burada sorun ‘doğru tip’ insanların sayısıdır ki bunun anlamı istenen ulusal, dini, ırki, etnik ya da dil özelliklerine sahip olan insanların sayısıdır. Ekonomik olarak gelişmiş olan ülkelerin birçoğunda doğumlar yenilenme seviyesinin altındadır. Bunun sonucu olarak bu ülkeler yaşlanmaktadır ve sağlık ve bakım masrafları artmaktadır. Şiddetli diktatörlükler hariç, doğumları arttırmak için yapılan politikalar etkili olmamıştır. Çalışan insanların oranını bağımlı olanlarla dengede tutmak için yüz milyonlarca göçmene ihtiyaç duyulmaktadır, o kadar ki göç alan ülkelerin nüfusunun % 70-80’i göçmenler ve onların çocukları olacaktır. Buna uyum sağlamak muhtemelen en iyi çözümdür ancak gerekli olan değişiklikler (emeklilik yaşını yükseltme, varlıklıların emeklilik maaşından vergi kesintisi, vs.) politik olarak zordur.