Biyopolitika ve Foucault-1

Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü öğretim görevlisi Emre Koyuncu söyleşide gerçekleştirdiği konuşmada Foucault’un Hapishanenin Doğuşu adlı kitabından bazı bölümlerden örnekler vererek değerlendirmelerde bulunuyor. Koyuncu Foucault’un üzerinde durduğu iktidar kavramına dair de bilgiler vererek, Foucault’un iktidar derken asla bir kişinin sahip olduğu mülkten bahsetmediğini vurguluyor. İktidar belirli kurumların toplumsal olarak düzenlenmesidir. İktidarı ilişkiler üzerinden tanımlıyor.

Foucault İki ayrı iktidar modeli olduğunu söylüyor. Hükümdar iktidar modeli ve disipliner iktidar modeli. Hükümdar iktidar modelinde en büyük suç “hükümdarın gücüne meydan okumaktır” diye ifade ediyor. Disipliner iktidar modelinde ise post-modern dönemle birlikte biyo-iktidar diyebileceğimiz; toplumun nüfus yapısının nasıl olacağı, nasıl eğitim görecekleri, nasıl beslenecekleri, nasıl çalışacakları gibi her türlü bireysel alanın iktidar tarafından toplusal alan gibi değerlendirilip ikna yoluyla bir yönetim söz konusu. Yani bireyin tüm yaşamsal alanları artık iktidarın ilgi alanı. (Michel Foucault hakkında kk bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Michel_… )

Biyopolitika ve Foucault-2

Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Araştırma Görevlisi Utku Özmakas Foucault’un felsefi düşünüşündeki kırılma noktalarına dair bilgiler veriyor ve bu kırılma noktalarının da net bir tarih verilerek açıklanamadığını belirtiyor. Foucault’un Biyopolitikaya ilk adım attığı yerin devlet ırkçılığı konusu olduğunu anlatıyor.

Soru ve Cevaplar (Tartışma)

 
Düzenleyen: Kocaeli Kültür Kolektifi Derneği (2016)
Moderatör: Fehmi Ünsalan