İnsan yaşamını diğer canlıların hayatından ayıran temel ögelerin neler olabileceği felsefe tarihi boyunca araştırılmıştır. Ancak insan, “döneminin insanı” olmak özelliğiyle her türlü genelleme ve kavramsallaştırmanın dışında tarihsel örneklerle karşımıza farklı biçimlerde çıkar. Doğumundan ölümüne insanlaşma serüvenini tamamlamak isteyen bizlerin nasıl birer insan olacağı modern düşünce ile postmodern düşünce arasında farklı tanımlamalarla karşılanır. Modern sonrası düşünce öncelikle bu sıradışı bakış açısını temellendirmekle uğraşır. Her bir tek durumun kendi iç dinamikleri ile anlaşılabileceği savını hermeneutik biçimde savunur. Her başlangıç yeni bir başka başlangıcı imler. Böylelikle postmodern doğumlarımız post-modern ölümlerle yer değiştirir. Yaşam nasıl ölececeğimizin muhasebesinden başka bir şey değildir.