Edmund Husserl, fenomenolojisinin temellerini attığı ilk büyük yapıtı olan “Mantık Soruşturmaları”nda, psikolojizmin eleştirisini yaparak saf mantığa yer açmaya ve bilinç edimlerinin yönelimselliğini ortaya koymaya çalışır. Bir geçiş yapıtı olan “Kesin Bir Bilim Olarak Felsefe”den sonra, ikinci dönemindeki ana yapıtı sayılan “Saf Bir Fenomenolojiye ve Fenomenolojik Felsefeye İlişkin Düşünceler”de ise transandantal fenomenoloji düşüncesi ve fenomenolojik indirgeme yoluyla “saf ben”e ulaşmanın yolları öne çıkar. “Avrupa Bilimlerinin Krizi ve Transandantal Fenomenoloji”de ise, gelenek ve tarihin, yani kültürün işe katıldığını ve Husserl’in bir “yaşam dünyası”ndan (Lebenswelt) söz ettiğini görürüz.

Tavsiye Edilen Ek Video:
Fenomenoloji ve Zihin Felsefesi

Prof. Dr. Harun Tepe Kimdir:
http://www.felsefe.hacettepe.edu.tr/tepe.html